hayatta newbie olmak

bir şekilde bilgisayar işine girdik. https://eksisozluk.com/lamer-ve-newbie-arasindaki-farklar–303271?nr=true&rf=lamer%20ve%20newbie%20arasindaki%20farklar yazısını da okuduk.

lamer, birseyi bildigini sanip agzindan salyalar aka aka ortalarda gezinen, “ejehaeh haehaej” gibi gulen, buyuklu kucuklu veya l337 yazmaktan gurur duyan, hacker oldugunu iddia eden zavallilara denir. kotu birseydir.

newbie, bir ise yeni baslamis, bir ortama yeni girmis, buyuk ihtimalle kurallari bilmeyen ve birtakim yanlislar yapan, iyi niyeti yuzunden basi belaya girmis kimselerdir. bazilari da lamerleri gorup, bilgi sahibi olmadigi icin “hmm boyle olmam lazim sanirim” diyerek hataya duserler. iyi degildir, ancak kotu de degildir. herkes newbie olarak girer ortama..

yazısını da okuduk.

peki bu sadece bilgisayar için geçerli bir metin midir ? “hmm böyle olmam gerekiyor sanırım” diyip de hatalara düşemez miyiz ?

yanlış olan doğru , doğru olan yanlış diye birşey vardır. birşey doğrudur mesela karşındaki hızlı koşamaz ama sen tutup ona kağnısın dersen patavatsızlık bir yana kalp kırmış da olursun.

bir başka deyişle “hayır” “şer” ilişkisi de var.

newbie olmak sorun değil , mesele newbie olduğunun farkında olmamak …

ben de ışığın göze görünen ilk rengini seçiyorum şimdi yani newbie rengini 🙂

Teşekkürler

Kernel 4.3.0 ve Bumblebee uyumu

hwpplayer1@hwpplayer1-Aspire-V3-772G:~ > uname -r 

4.3.0-040300-generic 

hwpplayer1@hwpplayer1-Aspire-V3-772G:~ > optirun glmark2
 ======================================================= 
 glmark2 2012.08
 ======================================================= 
 OpenGL Information 
 GL_VENDOR: NVIDIA Corporation 
 GL_RENDERER: GeForce GT 750M/PCIe/SSE2 
 GL_VERSION: 4.5.0 NVIDIA 352.55 

optirun -vvv glxgears 

[ 910.481400] [INFO]Response: Yes. X is active. 
 [ 910.481413] [INFO]Running application using virtualgl. 
[ 910.481521] [DEBUG]Process vglrun started, PID 5106. 
9266 frames in 5.0 seconds = 1853.192 FPS 
9167 frames in 5.0 seconds = 1833.161 FPS 
9133 frames in 5.0 seconds = 1826.522 FPS 

hwpplayer1@hwpplayer1-Aspire-V3-772G:~ > lsb_release -da 
No LSB modules are available. 
Distributor ID: LinuxMint 
Description: Linux Mint 17.2 Rafaela 
Release: 17.2 
Codename: rafaela

Hem son sürüm kernel(çekirdek) hem de Latest Long Lived Branch version: 352.55 ! Daha ne olsun 🙂 Teşekkürler.

Kişisel çalışmalarım ve topluluk araştırmalarım

Çeşitli toplulukların geliştirme süreçlerini yakından izliyorum ve yorumlarımı yapıyorum.Henüz ürün üretme seviyesine gelmediğim için var olan bilgimi arttırmaya çalışarak piyasa analizi yapmaya çalışıyorum.Ortak blog için manyaklık seviyesinde bir alan adı satın alma aşkım olsa da hwpplayers alan adı şimdilik bana yeterli gibi geliyor.Yeterli katkıcı sayısına ulaştığımda paralı sunucuda barındırılan bir wordpress blogu açacağım.Tabi bu arada kafamın rahatlaması gerekiyor daha doğrusu olgunlaşmam gerekiyor.En sevmediğim şey para verince birşeyin yapılabileceğini sanmak.Bunu çevremdeki teknik destek veren arkadaşlarımdan da öğrendim.

İlla benim grubumda olun demiyorum.Ama araştırmayı seviyorsanız , teknolojileri takip ediyorsanız bilgi alışverişinden hoşlanıyorsanız kendi lisans koşullarınızla grubumda yer alabilirsiniz.

Teşekkürler.

Ortak blog arayışım

Şimdilik üç kişilik bir blog kümesi kurdum.Yazar sayısını arttırma niyetindeyim.Blog gezegeni sistemi olmasına rağmen bu düşünceyi genişletmeyi düşünüyorum.Katılmak isteyenler şimdilik ücretsiz ve deneme amaçlı yayın yapan sitemizi ziyaret edebilir.

Yazılım Güncesi ya da Yazılımcı tepesi ismindeki siteye bakabilirsiniz.

Ayrıca İngilizce dilinde yazmayı düşündüğüm bir kişisel google blog’um da var.

Mert Gör Blogspot sayfası şimdilik boş duruyor.

İlerde ne yapacağıma karar vereceğim.Şimdilik ücretsiz bloglar yeterli geliyor.

Teşekkürler.

Firefox Sync

Firefox Sync sık sık sistem kurmak durumunda kalan bilgisayar kullanıcılarına yardımcı olabilecek bir özellik.İnternet geçmişimizi ve kısayollarımızı bize geri getiriyor.Yakında diğer web browserlardaki özellikleri de inceleyeceğim.Ancak kişisel bilgisayarımda Firefox kullandığım için ilk onu yazayım dedim.

Teşekkürler.

Popcorn Time

Popcorn Time sitesinden çalıştırılabilir dosyamızı indiriyoruz.

sudo apt-get install fonts-liberation

diyerek eksik paketi yükledim.Ve şimdi çalıştırılabilir dosyamız tıkladığımızda çalışıyor.

Teşekkürler.İyi seyirler.

Bilgisayar’ı nasıl kullanıyorum ?

Bilgisayarla tanışmam 1995li yıllarda oldu.Sanıyorum ki Windows 95 veya Windows 98’i kullandım.İlk çıkan futbol oyunlarını oynadım.O aralar Netscape ve ICQ kullanıyordum.Onun öncesinde “ateri” oyunları oynardım.Sonrasında da bir süre oynamaya devam ettim.Açıkçası Commodore göremedim ancak bir benzeri cihazı gördüm.Gerçi onunla sadece oyun oynayabilmiştim.Yani yazılımsal anlamda birşey yapamamıştım.

İlk bilgisayarımı 2005 yılında alabildim ve Windows XP kullanıyordum.Bilgisayarı internette gezinmek , sohbet etmek , müzik dinlemek ve internet üzerinden oynanan oyunları oynamak için kullanıyordum.Sonra araya üniversite dönemi girdi ve yine aynı işleri yaparak bilgisayar kullanmaya devam ettim.

Kendime yeni bir bilgisayar almaya karar verdiğimde bilgisayarla ilgili kavramları araştırmaya başladım.İşletim sistemi nedir , bulut nedir gibi sorular sormaya başladım.Sonrasında bir bilgisayar kursuna yazıldım ve hala bu kursta çeşitli dersler görmeye devam ediyorum.

Windows’un dışında Mac OS X , BSD ve GNU/Linux türevlerini inceleme ve kullanma fırsatım oldu.Bir şirketim olsa ve bir araştırma-deney ortamı kursam diğer UNIX türevleri (IBM AIX , HP-UX , Solaris vd. ) de dahil olmak üzere bütün sistemleri kurardım.Gerçek dünyanın küçük bir modellemesi olurdu.Aslında pek çok sistem olsa da benim için ideali Libreboot X200 özgür bios’lu %100 özgür Trisquel ve yeni çıkan GuixSD gibi bir işletim sistemi.Daha önce de elektronik oyuncaklara merakım vardı ve birşeyleri söküp takmayı severdim.Dolayısıyla her aşaması Özgür yazılım ile çalışan bir bilgisayar kullanmak ve parçalarını “söküp takmak” ilgimi çekiyor.Yazılım alanında ilerledikten sonra gömülü sistemlerden başlayarak donanımsal/elektronik işlere de bakmak niyetindeyim.Ancak şimdi Nvidia ekran kartlı bir bilgisayarda Linux Mint kullanıyorum.Ve düşük fiyatına rağmen benim için bir iş istasyonu görevi görüyor.SSD takviyesi ile bilgisayar’ın yapılandırmasının tamamlandığını düşünüyorum.

Bir mail listesinde şöyle deniyordu : işin %5’lik kısmı kod yazmak , diğer %95’lik kısmı ise iletişim kurmaktır.Ben de işin bu kısmına önem veriyorum.İnternetten , forumlardan , irc kanallarından ve mail listelerinden nasıl yardım alınır , sistem araçları nasıl üretilir ve yönetilir gibi konular ilk başta dikkat ettiğim konular.Kursumun bitmesinden sonra daha konsantre bir şekilde kod yazmaya başlayacağım.Bu süre içerisinde internet/ağ konusunda ilerlemeyi düşünüyorum.Sistemleri birbirine bağlamayı ve internete bağlanması , internette güvenli bir şekilde var olmasını sağlamak diyebilirim.

Siz de kendi çalışmalarınız hakkında bilgi verebilirseniz sevinirim.Teşekkürler.

GuixSD

GNU sitesinde Guix şu şekilde anlatılmış : Guix System Distribution is an advanced GNU/Linux distro built on top of GNU Guix (pronounced “geeks”), a purely functional package manager for the GNU system.

GuixSD sayfasındaki tanıtım videosunda ise dağıtımların GNU Emacs’i deniyor.Yani özelleştirilebilir ve programlanabilir bir yazılım/program oluyor.Beni heyecanlandıran özelliği de bu.Takip etmek ve katkıda bulunmak lazım.Her paket yöneticisinde olduğu gibi var olan yazılımları diğer paket yöneticisinden kullanılan paket yöneticisine aktarma çevirme gibi bir çalışma gerekiyor.

Tamamen özgür dağıtımlar içerisinde yer alan en dikkat çekici dağıtım GuixSD olacak.Süreci merakla izliyorum.

Teşekkürler.

Terminal Emülatörleri

KDE ortamında Yakuake kullanıyorum.F12 tuşuna basınca yukardan aşağıya iniyor.Bir sayfada çoklu bölümler açabiliyorum.Aynı ihtiyacı gnome ortamında da hissettim ve guake yükledim.Guake yakuake’nin biraz daha sade hali gibi geldi bana.Yine F12 tuşu ile aşağıya iniyor.

sudo apt-get install guake

komutuyla guake’yi yükledim ve başlangıç uygulamalarına ekledim.

Daha sonra Terminator’ı da denemek istedim ve terminator’ı da

sudo apt-get install terminator

diyerek yükledim.Terminator çoklu bölümler oluşturma özelliği ile Yakuake’ye benziyor.Ayrıca imleç simgesi çeşitliliği dikkatimi çekti.

Eğer elimizde sadece bir araç olursa işimiz eksik kalabilir düşüncesi ile her iki terminali de kullanmayı düşünüyorum.Basit işlerde ve sistem güncellemesinde guake’yi detaylı çalışmalarda ise terminator’ı kullanmayı düşünüyorum.

İleride kod kalitem arttığında bu projelere katılmayı da düşünüyorum.

Teşekkürler.

hwpplayer1 : hard working philosophers player 1

“if all you have is a hammer, everything looks like a nail” Abraham Maslow

“using no way as way , having no limitation as limitation” Bruce Lee

 

What does “using no way as way, having no limitation as limitation” mean?
Type: FAQs

Many people have misinterpreted this phrase to mean, “Use any way you wish and be limitless in these ways”. This is not correct.

“Using no way as way” means do not presuppose a way. Be in the moment. Be present. Be open to the best way to meet the moment in which you find yourself, rather than planning before hand what way will be best.

“Having no limitation as limitation” means keep an open mind. Do not limit yourself or your thinking. Do not let your beliefs or your style limit your experience.

Empty your cup or fill what is empty , empty what is full

“Empty your cup” is an old Chinese Chan (Zen) saying that occasionally pops up in western popular entertainment. “Empty your cup” often is attributed to a famous conversation between the scholar Tokusan (also called Te-shan Hsuan-chien, 782-865) and Zen Master Ryutan (Lung-t’an Ch’ung-hsin or Longtan Chongxin, 760-840).

Scholar Tokusan, who was full of knowledge and opinions about the dharma, came to Ryutan and asked about Zen.

At one point Ryutan re-filled his guest’s teacup but did not stop pouring when the cup was full. Tea spilled out and ran over the table. “Stop! The cup is full!” said Tokusan.

“Exactly,” said Master Ryutan. “You are like this cup; you are full of ideas. You come and ask for teaching, but your cup is full; I can’t put anything in. Before I can teach you, you’ll have to empty your cup.”

This is harder than you might realize. By the time we reach adulthood we are so full of stuff that we don’t even notice it’s there. We might consider ourselves to be open-minded, but in fact, everything we learn is filtered through many assumptions and then classified to fit into the knowledge we already possess.

The Third Skandha

The Buddha taught that conceptual thinking is a function of the Third Skandha. This skandha is called Samjna in Sanskrit, which means “knowledge that links together.” Unconsciously, we “learn” something new by first linking it to something we already know.

Most of the time, this is useful; it helps us navigate through the phenomenal world.

But sometimes this system fails. What if the new thing is utterly unrelated to anything you already know? What usually happens is a misunderstanding. We see this when westerners, including scholars, try to understand Buddhism by stuffing it into some western conceptual box.

That creates a lot of conceptual distortion; people end up with a version of Buddhism in their heads that is unrecognizable to most Buddhists. And the whole is Buddhism philosophy or religion? argument is being perpetrated by people who can’t think outside the box.

To one extent or another most of us go about demanding that reality conforms to our ideas, rather than the other way around. Mindfulness practice is an excellent way to stop doing that or at least learn to recognize that’s what we’re doing, which is a start.

Ideologues and Dogmatists

But then there are ideologues and dogmatists. I’ve come to see the ideology of any sort as a kind of interface to the reality that provides a pre-formed explanation for why things are as they are. People with faith in ideology may find these explanations very satisfying, and sometimes they might even be relatively true. Unfortunately, a true ideologue rarely recognizes a situation in which his beloved assumptions to not apply, which can lead him into colossal blunders.

But there is no cup so full as that of the religious dogmatist. I read this today at Brad Warner’s place, about a woman friend to interviewed a young Hare Krishna devotee.

“Turns out her Hare Krishna friend told her that women are naturally submissive and their position on earth is to serve men. When Darrah tried to counter this assertion by citing her own real-life experience, her buddy literally went “Blah-blah-blah” and proceeded to talk over her. When Darrah finally managed to ask how he knew all this, the Hare Krishna pointed to a bookshelf and said, ‘I have five thousand years of yogic literature that proves it’s true.'”

This young man is now dead to reality, or reality about women, at least.

“Your beliefs become your thoughts,
Your thoughts become your words,
Your words become your actions,
Your actions become your habits,
Your habits become your values,
Your values become your destiny.”

Söylediklerinize dikkat edin; düşüncelere dönüşür,
Düşüncelerinize dikkat edin; duygularınıza dönüşür,
Duygularınıza dikkat edin; davranışlarınıza dönüşür,
Davranışlarınıza dikkat edin; alışkanlıklarınıza dönüşür,
Alışkanlıklarınıza dikkat edin; değerlerinize dönüşür,
Değerlerinize dikkat edin; karakterinize dönüşür,
Karakterinize dikkat edin; kaderinize dönüşür.

Mohandas Karamçand Gandi

Steve Jobs : “Woz what we are doing right now … is like … opening doors.Every day.If you open the wrong one , all sorts of bad things will come at you.You gotta be careful which door you open.”

Pirates of Silicon Valley , 1999

Anyone who has never made a mistake has never tried anything new. Albert Einstein.

“Tatbikata çevrilmeyen her teknik ilim , doğru ile yanlış arasında kalır” El-Cezeri

Derslerim ve ödevlerim

“Microsoft Sistem uzmanlığı” kursumun bitmesine bir ay kala bir sonraki dersimin ne olacağını düşünmeye başladım.Aslında amacım bir sonraki dersin ne olacağını öğrenmekten çok , gördüğüm dersleri bilgileri bilinç seviyesine çıkarmak , ne yaptığımı kendime kısa bir şekilde anlatmak ya da olası bir proje veya ödev için bir konu başlığı oluşturmak sayılabilir.

İlk olarak Microsoft Office dersini görmüştüm.Sonrasında İngilizce dersini gördüm.Üçüncü dersim ise Sistem Uzmanlığı dersiydi.Sistem uzmanlığı dersinde daha çok Windows sunucularına odaklandık , istemci tarafında çok fazla iş yapmadık.Derse rack sunucunun donanımlarını takarak başladık.RAID yapılandırması yaptık.Sonrasında temel network bilgilerini öğrendik.Ve Active Directory , DHCP yapılandırma , Trust kurma vb en temel konuları gördük.Şunu söyleyebilirim ki “sistem” dersiyle doğrudan bağlantılı ilk dersim Cisco dersi olacak.Network yapılandırması çok önemli bir konu olacak.Bunun dışında bir IT işiyle doğrudan ilgili yazılım dersi var.Web yazılım tarafında kapsamlı bir site yapılacağını öğrendim.Gerçi Web tasarım dersinde de kapsamlı bir siteyi HTML/CSS ile yapacağız.Diğer genel yazılım tarafında ise ne yapılabilir diye düşünmeye başladım.Belki de proje veya ödev olarak hem Web browserdan yönetilen hem GUI ile yönetilen bir sistem çözüm adımı üreticisi veya raporlama aracı yapılabilir.Web tabanlı yönetim aracı ile masaüstünde çalışan grafik arayüzünü entegre edebilir miyim , eğer web tabanlı olursa geniş ekranlı bir telefonda ya da tablette nasıl çalıştırabilirim bunları merak etmekteyim.Şunu söyleyebilirim ki bu çalışmamla bir bitirme tezi yazmış gibi olacağım.Ve bu işi yaptığımda bir sonraki kursum için de iyi bir altyapı olacak.Bütün dersleri kavramanın getirdiği bir çalışma olacak.

Gördüğüm dersleri tekrardan belirtmek istiyorum : MS Office Eğitimleri , Microsoft Sistem Uzmanlığı , Microsoft Yazılım Uzmanlığı ve Web Yazılım Uzmanlığı , Donanım Network Uzmanlığı ve Cisco Network Uzmanlığı , Web Tasarımı , Grafik Tasarımı , 3D Animasyon , AutoCAD , 3ds Max ve İngilizce eğitimlerini alacağım.Aslında özetlemek gerekirse Sistem , yazılım , network , görsel/3D tasarım ve İngilizce derslerim var.İngilizce dökümantasyon için gerekli olacak.Sistem ve Network dersleri arasındaki ilişkinin ise daha yakın olduğunu düşünüyorum.Yazılım dersi ise bu iki derse bir eklenti ya da üretmeye başlangıç olarak düşünülebilir.Ki bitirme tezi sayılacak çalışma esas olarak yazılım dersi ile ilgili olacak.Grafik ve görsel tasarım ile ilgili çalışma veya ödevlerime dersi gördüğümde karar vereceğim.Yine bütünleştirme ile ilgili birşey mi yaparım yoksa tek tek ödevler mi yaparım dersleri görünce karar vereceğim.

Aslında baya baya okul yada üniversite okuyorum.Şimdilik sistem dersini bitirmeye ve diğer derslere geçmeye bakıyorum.Daha sonra diğer derslerime bakacağım.Bu arada C çalışmaya devam edeceğim ve belki PHP’ye bakabilirim.GNU/Linux sistem yapısı ve görsel/3D tasarım ile ilgili çalışmalarım olacak.Yeni bir gelişme olduğunda yine yazacağım.

Teşekkürler.

Linux nasıl ortaya çıkmış , Ali Erkan İmrek

Linux nasıl ortaya çıkmış.

Linus, Linux çekirdeğini kodlamaya başladığı 1991 yılında 22 yaşındaydı, ancak bunu yapmasına neden olan şey tam olarak çocukça bir meraktı. Bazı çocuklar oyuncakları öylece oynamak yerine içini açıp kurcalamaya meyillidir, Linus da bilgisayarlar konusunda böyle karaktere sahip bir çocuktu. Daha 12 yaşındayken Helsinki Üniversitesinde iktisat profesörü olan büyükbabasının hesaplamalar için kullandığı bilgisayarının başına geçip onun kağıt üzerine yazdığı program kodlarını bilgisayara geçirerek ona yardım ediyordu. Çünkü o dönemlerde bilgisayarlara işlem yaptırabilmek için hazır programlar neredeyse hiç yoktu ve kullanıcılar aynı zamanda programcı olmalıydı. Zamanla bu bilgisayarın kulanım kılavuzundaki örnek programları yazmaya başlayan Linus bir süre sonra kendi küçük programlarını da yazmaya başlamış. Büyükbabası ölünce de bu bilgisayar ona verilmiş. Linus, diğer çocuklar gibi çeşitli sportif oyunlar oynamak yerine uzun saatler ve günler boyunca kendisini bir bilgisayarla aynı odaya kapatıp program yazmaktan keyif duyan bir kişiliğe sahipmiş. Linus, ilerleyen yıllarda da bilgisayarlara olan bu çocukça merakını ve programlamaya olan ilgisini hiç kaybetmemiş ve kendi yazdığı küçük programlar her zaman hayatının en büyük eğlencesi olmuş.

1990 Yılında öğrencisi olduğu Helsinki Üniversitesi Unix işletim sistemi kullanmaya ve ders olarak C programlama dili ile birlikte okutmaya karar verir. Unix, tarihi 1960’lara kadar dayanan, akademik ve askeri alanlar ile kamu hizmetlerinde yaygın kullanılan, gücünü sadeliği, temizliği ve basitliğinden alan bir işletim sistemidir. Linus bu dersin kitabı olan ve Hollandalı profesor Andrew Tanenbaum’un işletim sistemleri ile ilgili yazdığı kitabı bir dönem önceden alıp okumaya başlamış. Kitap aynı zamanda Tanenbaum tarafından yazılmış Unix benzeri bir akademik çalışma sistemi olan Minix’i anlatmaktadır. Bu sayede Linus Unix’in gerisindeki felsefeyi ve bu işletim sisteminin neler yapabileceğini öğrenerek hayran olmuş. Ancak evindeki bilgisayar Minix çalıştıramadığından bir yıl boyunca para biriktirip Intel-386 işlemcili bir IBM PC almış. Tabii ki ilk yaptığı şey yeni bilgisayarına Minix kurarak bir taraftan i386 işlemcisini ve PC mimarisini anlamaya çalışmış bir taraftan da Minix sayesinde Unix’e olan merakını giderdiği bir döneme girmiş.

Minix son kullanıcıya hitap etmeyen akademik bir sistem olduğundan kullanıcının araştırıp öğrenmesini teşvik etmek amacıyla bilinçli olarak bazı noktalarda sakatlanmış veya eksik bırakılmış bir yapıya sahiptir. Üzerindeki bazı programlar da Linus’a hiç kullanışlı gelmemiş, bunlardan en önemlisi Üniversitedeki Unix sistemine bağlanmasını sağlayan uçbirim benzetme (Terminal Emulator) yazılımıydı. İşte bu programı beğenmeyen Linus’un kendi uçbirim benzetme programını yazmaya karar vermesiyle Linux’un tarihi başlamış oluyor. Ancak buradaki can alıcı nokta Linus’un sadece yeni bir uçbirim benzetme programı yazmaya başlaması değil bu programı Minix’den ayrı olarak doğrudan donanım kaynaklarını kullanarak yazmaya karar vermesidir. Bunu yapmasındaki amaç da yeni aldığı bilgisayarın nasıl çalıştığını anlamaktı.

Bir süre sonra Linus Üniversite bilgisayarına artık kendi uçbirim benzetme programı ile ulaşıyor olacaktı. İstediğini yapmıştı, yazdığı programın çalışması için bir işletim sistemine ihtiyacı yoktu, bilgisayarını Minix ile değil disketteki programından açtığında kolayca bağlantıyı sağlıyordu ancak bir eksik vardı. Bilgisayara kaydetmek istediği belgeler olduğunda bunu yapamıyordu. Bir yardımcı program ile bir işletim sistemi arasındaki ayrım noktasına işte bu anda geldi. Ancak yaptığının bir işletim sistemine yöneldiğini anlaması programını Minix dosya sistemini okuyup yazabilecek şekilde geliştirdikten sonra oldu. Artık o basit bir uçbirim benzetme yazılımı değildi, kendini aşmıştı ve Linus daha iyisini yapmanın çok eğlenceli olacağını düşünmeye başladı.

Linus sonunda Minix’in kötü ve eksik yönlerinden kurtulmak için radikal bir karar verdi ve kendi disk sürücüsü ve dosya sistemi olan bir sistem yazmaya girişti. Bu gerçekten korkutucu bir karardı çünkü yapmayı planladığı şey teknik açıdan çok ağırdı ve uzun aylar boyunca neredeyse insan üstü bir çalışma temposu gerektiriyordu. Sonuçta Linus 1991 yılının yaz aylarını (ki Finlandiya’da yılın en güzel, insanların güneşin sıcaklığını hissedebildiği bir dönemdir) evinde pencereye siyah bir perde çekilmiş olarak bilgisayar başında geçirdi. Gece ile gündüzün birbirine karıştığı, yemek-uyku-kodlama ile geçen aylar boyunca Linus karanlık odasında kendi deyimiyle çok tatmin olduğu çok eğlenceli bir dönem geçirdi.

1991’in Eylül ayı geldiğinde artık Linus’un “Freax” adını verdiği işletim sistemi çalışır haldeydi. Aslında yaptığı iş bir işletim sistemi için gerekli olan temel prensipleri ve kuralları kodlamaktı, henüz sistem üzerinde sadece kulanıcı girişi yapıp komut girmenizi sağlayan bir kabuk program ve bir C programlama dili derleyicisi çalışıyordu. Aslında C derleyicisi olması demek pek çok programın derlenip kullanılabilmesi anlamına geliyordu ancak sistem oldukça kararsızdı, bir süre sonra kendiliğinden çöküyordu. Bu nedenle Linus geliştirme için hala Minix’i kullanıyordu. Linus iyileştirme ve geliştirme önerileri almak için Freax’ı Üniversitenin bilgisayarı üzerinden internette yayınlamaya karar verdi. Bu konuda Üniversiteden kendisine yardım eden Ari Lemke Freax adını beğenmeyerek projenin diğer adı olan Linux’u kullandı ve proje Linux adıyla yayınlandı.

Birkaç ay içinde Linus’a bir çok düzeltme önerisi ve hata bildirimi gelmeye başladı. Bir süre bu düzeltmeleri yaptı ancak yazılımdan hata (bug) ayıklamak pek eğlenceli bir uğraş değildi ve Linus projeye ilgisini yitirmeye başlamıştı ki kendi yaptığı bir hata nedeniyle bilgisayarındaki Minix kurulu olan bölüm zarar gördü. Elinde tek çalışan sistem Linux kalmıştı ve bu noktada büyük bir radikal karar daha verdi ve Minix’i terar kurmak yerine tüm geliştirme işlemleri ile günlük işlerini Linux ile yapmaya başladı. Ayrıca Linux pek çok hekır tarafından denenmiş ve geliştirme önerileri de gelmeye başlamıştı. Artık 1992 yılının ilk aylarında Minix’te olmayan bazı özellikler de Linux’a eklenince o güne kadar Minix kullanan pek çok uzman artık özgürce değiştirip geliştirebilecekleri Linux kullanmaya başladı.

Bir yıl geçmeden Linux yüzlerce uzmanın katkısı ve sayısı tahmin edilemeyen kullanıcı kitlesiyle bir Üniversite öğrencisinin eğlencesi olmaktan çıkmıştı. Artık ticari Unix sistemlerin sularında gezinmeye başlamıştı ve tamamen özgürce dağıtılıp kopyalanabiliyordu. Birisinin çıkıp Linux kodlarını ticari bir üründe kullanıp kodlarını gizleme tehlikesine karşı Linus 0.12 sürümünü GPL (General Public Licence) lisansı ile dağıttı. Bu da oldukça radikal bir karardı çünkü bu sayede Linux kodlarını ticari olarak kullanmak isteyenler yaptıkları değişiklikleri ve geliştirmeleri herkesin göreceği şekilde açmak zorunda kalacaktı, bu da Linus’un tam olarak istediği şeydi. Çünkü özgür bir yazılımın gelişimi onunla ilgili kaynakların özgürce ulaşılabilir olmasıyla doğrudan bağlantılıydı. Bu kararla birlikte Linux (Linux çekirdeği) bugünlere kadar olan gelişim çizgisine oturmuş oluyordu.

Ali Erkan İmrek

Algoritma ve Programlama

Bir programlama dili öğrenmeden ve kod yazmaya başlamadan önce , algoritma hazırlanması ve ondan önce de ihtiyaç analizi yapılması gerektiğini geç olmadan anladım.Açıkçası programla dili öğrenmeye başlarken yakın çevremden bu tarz bir uyarı almamıştım ; ya da dikkat etmediğim için atlamış olabilirim.

Arkadaşımın örnek coder sitesi olarak bana tanıttığı Burak Sezer’in UNIX blog sitesi bana epey yardımcı oldu.Hangi kitapları okumam gerektiğini daha iyi anladım.Daha sonra iş yerimden arkadaşım da bana bir kitap verdi.Aslında algoritma konusuna dikkatimi yöneltmemi sağlayan bir diğer etken de CSD’nin verdiği Programlamaya Giriş kursu ile ilgili bilgi almam oldu.Aslında ben doğrudan C diline başlamak istiyordum ancak ilgili dersin hocası öncelikle algoritma ve programlamanın temel mantığını öğrenmem gerektiğini ima eden örnekler verdi.Aslında algoritma hakkında yaptığım kısa araştırmamdan sonunda bir dil ile kod yazmanın daha kolaylaştığını hissettim.

Şimdi yukarıda belirttiğim kaynaklarımdan öğrendiğim kitap listemi size de anlatmak istiyorum.

  • Algoritma geliştirme ve programlamaya giriş , Fahri Vatansever , Seçkin Yayıncılık
  • C && Java ile veri yapılarına giriş , Olcay Taner Yıldız , Boğaziçi Üniversitesi Yayınları
  • Veri yapıları ve algoritmalar , Rıfat Çölkesen , Papatya yayıncılık
  • Teoriden uygulamaya , Algoritmalar , Vasif Vagifoğlu Nabiyev , Seçkin Yayıncılık

Açıkçası kısa bir çaba sonrasında kafamda algoritmalar uçuşmaya başlamadı.Ancak daha dikkatli davranır olduğumu söyleyebilirim.

Teşekkürler.

Linux Mint 17.1 Rebecca

Linux Mint 17 Qiana KDE kullanmaktaydım ve ilk lafı edildiği andan itibaren işletim sistemini bir üst sürüme nasıl yükseltebiliririm diye merak ediyordum.Tabi ortada yükseltilecek bir işletim sistemi de yoktu.Dün 11.01.2015 tarihinde öğlen 16:00 sularında Debian Türkiye forumunda ve Linux Mint Türkiye forumunda dolaşırken MintUpdate 4.8.1 güncellemesini gördüm.Burada  , Linux Mint Türkiye forumunda da anlatıldığı gibi yükseltme işlemini yaptım.Açıkçası kılavuza ihtiyaç da duyulmuyor , yine de bakmakta fayda var yani psikolojik rahatlama getiriyor.Güncelleştirme yöneticisinde yükselt denildiğinde herhangi bir güncelleme gibi paketler alınıyor ve otomatik kuruluyor.

Sistemin güncel olması önemlidir.Güncellerken veri kaybı ve ayarlarda bir değişiklik olmaması iyi oldu.Login sayfasındaki değişiklikler , değişen arka plan resimleri çok hoş olmuş.Daha güçlü ve daha kararlı , aynı zamanda şık bir işletim sistemi dağıtımı oluşturmak herkesin hedefi olsa gerek.Ben Linux Mint ekibinin çalışkan olduğunu düşünmeye başladım.Bize de güle güle kullanmak ve ekibe katılıp macerayı yaşamak kalıyor.Dükkanı kurduklarına göre biz de tuğla ekleyeceğiz ya da yanlış gördüğümüz yerleri belirtip düzeltilmesi için çaba harcayacağız.

Teşekkürler.

Dökümantasyon verilerinin yönetimi

Bilgisayar ve bilgisayardaki yazılımları kullanırken sorunlarla karşılaşıldığında bir arkadaşımızdan veya internet ortamındaki bir kişiden yardım alabiliriz.Peki aldığımız yardımlar bizi başkasına bağımlı kılmıyor mu ?Eğer giderek kendi işimizi görecek hale geleceksek öncelikle nasıl araştırma yapmamız gerektiğini de bilmeliyiz.Eğer biz sorunu çözmek için bir adım atarsak çok ufak yardımlarla büyük işler yapılabilir.Ve giderek kendimiz ustalaşma yolunda ilerleyebiliriz.Burada topluluk halinde dayanışma halinde çalışmanın önemli olduğunu ve yardımlaşma kanallarının bu yüzden var olduğunu hatırlatmak isterim.Yardımlaşma kanalları çoğunlukla teknik destek veren forumlar , mail haberleşme listeleri , irc kanalları üzerinden teknik bilgi içerikli veya genel amaçlı yazışmalar sayılabilir.Genelde en verimli ortam forumlardır.Çünkü bilgi her zaman herkese açık olacağından örneğin “ekran kartı sorunu”  yaşayan bir kullanıcı forumdaki çözüm adımlarını izleyerek hiç soru sormadan çözüm bulabilir.

Eğer kendimiz bir dökümantasyon – belge hazırlıyorsak iş değişecektir.Burada farklı olan bizim tarafımızdan yönetilen bir verinin internet ortamına yüklenmesidir.Aslında forumlarda da aynı işlem yapılmaktadır.Yöneticiler bütün verilerin yedeklenmesi ve olası sistem çöküşlerine karşılık yedek bir siteden hizmetin devam etmesi için çaba harcarlar.

Bu yazımda sadece verilerin yönetiminden bahsetmek istiyorum.Kendimden örnek vererek durumu netleştireceğim.Ben bilgisayarı açtıktan sonra , gündemi takip için maillerime bakarım.Forumlardaki sorunların çözümüne katılmaya çalışırım.IRC üzerinden en son güncel haberleri alıp sohbet ederim.Onun dışında bu aralar GIMP çalışıyorum.C dilini öğreniyorum ve GNU Emacs ile çalışıyorum.Debian tabanlı ve aynı zamanda Ubuntu tabanlı ( Ubuntu da Debian tabanlı ama kullanılan depolar açısından her iki ismi de anmak gerekiyor) Linux Mint 17 Qiana KDE kullanıyorum.Linux Mint 17.1 Rebecca KDE de kararlı sürüm olarak kullanıcılara sunuldu.En azından sanal makinemde deneyebilirim ya da yükseltme işlemi yaparak geçebilirim.Bunun için sistem dosyalarının yedeklenmesi gibi bir işlem gerektiğini düşünüyorum.Böylelikle sistemi incelemek ve öğrenmek için bir fırsat doğmuş oluyor.Ama yaptığımız işlemleri her seferinde tekerleği yeniden icat eder gibi öğrenmek hem kişisel olarak bize bir yüktür ( tabii ki her denemede yeni şeyler öğrenilebilir ) hem de diğer insanların yardım almasına katkıda bulunmaz.Bu yüzden yapılan her işlemin belgelendirilmesi gerekmektedir.Belgelenen işlem örneğin bir işletim sisteminin kurulumunu video anlatımı ile ve görselle desteklenen yazılı anlatım ile bilgiyi milyonlarca insana hatta daha fazla kullanıcıya rahatlıkla aktarabiliriz.

Dökümantasyon kavramsal olarak çok geniş bir şeyi ifade etse de ben bu yazımda sadece verilerimizi nasıl yönetebiliriz sorusunu soracağım.Dökümantasyon öncelikle araştırma ile başlar.İnternet siteleri , forumlar , mail listeleri ve irc kaynak olarak kullanılabilir.Sonra bilgisayarımızda ilgili konu başlığını açarız.Diskimizin bir bölümüne farklı bir işletim sistemi kurduğumuzu düşünelim.Örneğin “Linux Mint 17.1 Rebecca KDE kurulumu” uygun bir konu başlığıdır.Araştırma yaparken topladığımız belgeleri ( ISO dosyası , Linux Mint 17.1 internet sitesi anlatımları , Linux Mint 17.1 hakkındaki diğer incelemeler ve makaleler ve diğer belgeler ) bir alt klasörün içine atarız ;  video anlatımı için bir klasör , metin anlatımı için bir klasör oluştururuz.Sonrasında hangi araçları kullandığımızı anlatan bir metin ve resim hazırlarız ve bunu klasör açmadan da  “Linux Mint 17.1 Rebecca KDE kurulumu” klasörünün içerisinde bulundurulabiliriz.Ve kendi yazdığımız belgenin lisanslanmasını anlatan bir metni ve resim dosyasını aynı şekilde  “Linux Mint 17.1 Rebecca KDE kurulumu” klasöründe bulundurabiliriz.Daha sonra yapmamız gereken verilerimizi bir hard diske veya bulut ortamına yedeklemektir.Hard disk’e yedeklemek ISO dosyaları gibi dosyaların yüklenmesi çok üzün süreceğinden tercih edilebilir.Eğer temiz kurulum yani diski tamamen biçimlendirmeyi düşünüyorsak tüm dökümantasyonumuzu/belgelerimizi hard diskte tutabiliriz ve bootable USB/DVD ( kurulum USB/DVD’si ) ile kurulumumuzu yapabiliriz.Tabi genel olarak tüm sistemin de yedeklenmesi gerekecektir.Daha sonra Video anlatımının ve metin anlatımının gerekli ortamlara yüklenmesi ile dökümantasyon kullanıma hazır hale gelir.

Burada yine dökümantasyonun ne olduğunu anlatarak konuyu toparlamak istiyorum.Benim şu an en çok önemsediğim iki tür dökümantasyon var.Birincisi kaynak kodun içerisindeki hangi kodun ne işe yaradığını anlatan dokümantasyondur.Diğeri ise bir programın nasıl kurulacağını , nasıl kullanılacağını ve karşılaşılan sorunların nasıl çözüleceğini anlatan belgelerdir.Topluluk ortamlarına yani forumlara , maili listelerine ve irc kanallarına bu yüzden ihtiyaç vardır.Dökümantasyon kavramını basitleştirmekte fayda var.Örneğin bir yazılımın ne olduğundan ve özelliklerinin ne olduğundan başlar , onu kararlı ve etkili kullanmamızı sağlar ve onu geliştirip daha iyisini yapabilmemizi kolaylaştırmasıyla devam eder.Amacımızı kısa olarak söylersek bilgisayarı daha iyi kullanmak için gereken kanıtlar olan belgeleri düzenlemek diyebiliriz.

Ben aşağıda yazdığım sıraya benzer bir sırada işlemlerimi yürütmeyi düşüyorum.Siz de kendi diziliminizi yapabilirsiniz veya yeni süreçler ekleyebilirsiniz

Dökümantasyon planı

0-Konu araştırması ve belge toplama ( bootable iso , program , internet site adresleri )
0.1-Konu başlığı klasörü bilgisayarda oluşturulur ( Örnek : Linux Mint 17 KDE kurulumu )
0.1.0-Konu başlığı – belgeler klasörü
0.1.1-Konu başlığı – video anlatımı klasörü
0.1.2-Konu başlığı – metin  anlatımı klasörü ( metin ve ekran görüntüsü )
0.1.3-Konu başlığı – hangi programların kullanıldığının anlatıldığı metin veya sözlü anlatım ve resmi
0.1.4-Konu başlığı – lisans koşulları metin dosyası ve resmi
1-Video anlatımı ( sesli )
1.1-Video ve ses kaydı
1.2-Video sonunda video hazırlanmasında hangi programların kullanıldığının sözlü ve resimli anlatılması ( Linux Mint 17 KDE dağıtımı , Virtualbox , kazam , VLC Player , Libreoffice Write vd.) ve lisans koşulları sözlü ve resimli anlatımı
1.3-Video ses kaydı birleştirme ( Bu aşama gerekmeyebilir.Bilgisayarınızın donanımına göre bir çözüm üretilmesi gereklidir.)Video’nun renderlenmesi ve İnterenete yüklenecek boyuta çevrilmesi işlemi de yapılmalıdır.
2-Metin tabanlı anlatım ( ekran görüntüleriyle )
2.1-Video’dan ekran görüntüsü almak
2.2-Ayrıntılı konu anlatım metni
2.3-Metnin hazırlanmasında hangi programların kullanıldığının yazılı ve resimli anlatılması ( Linux Mint 17 KDE dağıtımı , Virtualbox , kazam , VLC Player , Libreoffice Write vd.) ve lisans koşulları yazılı ve resimli anlatımı
3.1.Videonun ve metnin bilgisayarda saklanması ya da bir diske yedeklenmesi/yüklenmesi

3.2.Ve hazırlanan video anlatımı ile metnin internete yüklenmesi.

Hazırladığım belgenin nasıl anlatıldığını anlatan metin ile lisans metni yaklaşık olarak şöyledir :
Hangi programların kullanıldığının anlatıldığı metin :

Bu videoyu , metni ve resimleri hazırlarken GNU/Linux işletim sistemi dağıtımı olan Linux Mint 17 Qiana KDE ile çalıştım.Videoyu kaydederken kazam , sanallaştırma için Virtualbox , video’dan ekran görüntüleri için VLC , metni yazmak için Libreoffice Write ve resimler için GIMP kullandim.

Lisans koşulları metin dosyası ve resmi :

Hazırladığım anlatım belgeleri hem video ile sesli anlatım olarak hem de ekran görüntülü metin belgesi olarak mevcuttur.Isteyenler videoyu izleyerek bilgi alabilir.İnternet üzerinde daha kısa sürede araştırma  yapmak isteyenler ve yazı temelli arama yapanlar , aynı konunun ekran görüntüsü ve metin ile anlatılmış belgesini hwpplayer1.wordpress.com sitesinde inceleyebilirler.

Benim ürettiğim belgeler Free Software Foundation’in GPL v3 ( http://www.gnu.org/copyleft/gpl.html ) veya sonraki lisans sürümü kapsamında özgürce kullanılabilir , değiştirilebilir , geliştirilebilir ve özgürce yeniden dağıtılabilir.Ancak GPL ( Genel Kamu Lisansı ) ile lisanslanan bir belge , yazılım veya başka kategorideki bir eser yine GPL ile lisanslanmak durumundadır.Bu özgür bilginin her zaman özgür kalmasi içindir.Diger içeriklerin lisans koşullari için lütfen eserin sahibine danışınız.

Teşekkürler.

Çalışma programı yapmak

Merhaba arkadaşlar.Bu başlığı her zaman akılda kalacak kısalıkta ve kolay kavranacak bir çalışma planı hazırlanması hakkında yorumlarınızı almak için açtım.Şimdi gittiğim kursta görmekte olduğum disiplinler : sistem (server-sunucu/client-istemci) , yazılım ( ve web yazılım ) , network , grafik tasarım , 3d animasyon , CAD ve  İngilizce’dir.Özetlersek İngilizce ve tabii ki Türkçe dökümantasyon için gerekecektir ; ayrıca yazılım ve donanım öğreniyorum diyebilirim.Elbette bu eğitim programına yeni konular veya disiplinler eklenecektir.

Bir bilgisayarın katmanları olarak gördüğüm yapı ise sanırım şu şekilde : işletim sistemi ve uygulamalar , kernel , assembler , firmware ve donanım.Bu yapıda , işletim sistemi üzerinde çalışan uygulama katmanından kernele ve BIOS’a doğru giden ve donanım’ın fiziki ve yazılımsal özelliklerine inen bir derinleşme var.

Burada Özgür yazılımın bize kattığı özgürlük ve hakları anmakta fayda var.Özgür yazılım hem bize tam kontrol için gerekli gücü verir , hem de ne yaptığımızı bilmemizi sağlar.Ve malum bunu dört temel özgürlüğü getirerek sağlar.

Özgürlük 0 : Her türlü amaç için programı çalıştırma özgürlüğü…

Özgürlük 1 : Programın nasıl çalıştığını inceleme ve kendi gereksinimleri doğrultusunda değiştirme özgürlüğü… ( Program kaynak koduna erişim bunun için bir önşarttır. )

Özgürlük 2 : Yeniden dağıtma ve toplumla paylaşma özgürlüğü…

Özgürlük 3 : Programı geliştirme ve gelişmiş haliyle topluma dağıtma özgürlüğü… ( Böylece yazılım toplum yararına geliştirilmiş olur. Program kaynak koduna erişim bunun içinde bir önşarttır. )

http://forum.linuxmint.net.tr/index.php?topic=566.msg3328#msg3328
http://forum.linuxmint.net.tr/index.php?topic=553.msg3315#msg3315
http://forum.debian.org.tr/index.php?topic=244.msg572#msg572

https://www.gnu.org/philosophy/free-sw.html

Burada benim gibi bilgisayar kullanmaya yeni başlayan birinin en çok karşılaştığı yapı işletim sistemi üzerinde çalışan uygulamalardır.Özgür yazılım bize istediğimiz yazılımı istediğimiz amaçla çalıştırma özgürlüğünü getirmiştir.İstersek GIMP , DigiKAM gibi programlarla fotoğraf düzenlenebilir , FreeCAD ile mekanik 3D-3boyutlu çizimler yapılabilir veya Blender ile 3D-3 boyutlu animasyonlar yapılabilir , film düzenlenebilir.Daha sayılacak çok sanat dalı ve sanata uygun yazılım var.Kısaca şu söylenebilir : Özgür yazılım bizi her açıdan geliştirecek araçlara sahip kılar ve ondan önemlisi özgürlüğü ile bize güç verir.Dolayısıyla sanatta ilerlemek için herhangi bir kısıtlama yok.

Özetlemek gerekirse teknoloji dünyasında ve sanatta ilerlemek , derinleşmek ve ustalaşmak Özgür yazılım ve Özgür donanım sayesinde mümkün.Çalışırken ne yaptığımızı akılda tutmak için ise ben üç kelimeyi şu an için yeterli buluyorum : yazılım , donanım ve yazılımı ve donanımı anlatan dökümantasyon.

Çalışma planını ve çalışılan disiplinleri anarken siz nasıl bir yöntem izliyorsunuz merak ediyorum.Teşekkürler.

Casper CTA-E07-14A Android tablet recovery

First press the power button and volume down button and enter the Recovery mode.

IMG-20140817-00139

These are the options :

reboot system now ,
apply update from ADB ,
apply update from EXT ,
apply update from cache ,
wipe data/factory reset ,
wipe cache partition,
wipe media partition.

We need to select first Wipe data/factory reset.We use volume up button and select with the power button.

IMG-20140817-00137

IMG-20140817-00138

We need to select Yes – delete all users data and then press power button for one time.

Then we say yes for Wipe cache partition.

IMG-20140817-00140

IMG-20140817-00141

We say yes for Wipe Media Partition.

IMG-20140817-00143IMG-20140817-00142

IMG-20140817-00144IMG-20140817-00145

After all we say reboot system now and we enter the setup of operating system menü.

Than you will select what language you need and the device finds wireless internet connection , and then we login with an e-mail adress then the device will be ready to use.

I want to add a comment on Android devices whether it is phone or tablet computer : I use F-droid which helps users’ freedom.Now i don’t use any custom ROM but i’ll.

Thanks.

Casper CTA-E07-14A Android tablet recovery

Android Tabletiniz açılmadı mı ? Bu yazımda  tabletinin Recovery moduna nasıl girileceğini ve ayarların nasıl yapılacağını anlatacağım.

Güç tuşuna ve ses azaltma tuşuna basılarak Recovery mod’a girilir.Recovery modda seçenekler şöyledir :

IMG-20140817-00139
reboot system now ,
apply update from ADB ,
apply update from EXT ,
apply update from cache ,
wipe data/factory reset ,
wipe cache partition,
wipe media partition.

Kurtarma işlemine başlamak için öncelikle Wipe data/factory reset seçilir.Ses arttırma tuşu ile seçim yapılacak yere gelinir.Güç tuşu ile de seçim yapılır.Tuşa bir kez basmak yeterlidir.

IMG-20140817-00137

IMG-20140817-00138

Yes – delete all users data seçilir.Güç tuşuna bir kez basılır.

Sonrasında Wipe Cache Partition bölümünde , Wipe cache partition için de Yes diyoruz.

IMG-20140817-00140

IMG-20140817-00141

Wipe Media Partition için de Yes diyoruz.

IMG-20140817-00143IMG-20140817-00142

IMG-20140817-00144IMG-20140817-00145

İşlemlerimiz bittikten sonra ise en üstte yer alan reboot system now diyoruz ve sistemimizi tekrardan kuracağımız ekrana geliyoruz.

Türkçe dilini seçtikten sonra kablosuz ağ bulunup , e-posta adresi ile oturum açtığımızda Android tabletimiz hazır oluyor.

Sorularınız için geribildirimde bulunursanız ve yorum yazarsanız sevinirim.Güle güle kullanın.